Kasım 19, 2010

Peyami Safa / Bir Tereddüdün Romanı'ndan I

1
hiç kimse bir zümreye mensup olmaktan kurtulamaz.
(syf: 136)

2
mide, kainatın merkezidir.
beyinden ziyade o düşünüyor ve bizi idare ediyor.
bütün aşklarımın ve nefretlerimin, bütün ihtiraslarımın mideme bağlı olduğunu ekseriya dikkat ettim.
(syf: 138)

3
hakikat şudur ki, ben, bilmeyerek bu kadınla senelerden beri dost yaşamışım; aynı heyecanları aynı günde beraber geçirmişiz.
o benim kitaplarımı okumamış olsaydı bile, birbirine benzer şeraitin merkezinde yaşayanlar arasındaki gıyabi dostluk alakasını içimizde taşıyoruz ve günün birinde, bu insanlardan biri karşımıza çıkınca onunla müşterek hatıralara malikmişiz gibi kendimize yakınlığını hissediyoruz.
(syf: 140)

4
en acemi kalemin bir ruha ilave edeceği şeyi bilirim.
(syf: 141)

5
onun hayalinde bile arzularımı daima kesen sivri ve keskin bir köşe vardı. neydi bu, neydi bilmiyorum. belki de onun bana benzeyen tarafıydı ve kendime karşı nefretimle birleşiyordu.
(syf: 157)

6
alakalarımızın yüz bin şekline isim bulamıyoruz ve sevmek deyip çıkıyoruz. onun için ne kadar suistimale uğruyor bu kelime.
(syf: 165)

7
insanda yaşamak hırsıyla beraber her an ölmek hırsı da var.
(syf: 167)

8
zekanın en sivri noktası şüphe ve tereddüttür.
(syf: 178)

9
kadının ebediyeti zekasında değil, rahmindedir. yeni kadın, yaratıcılığın merkezini şaşırmıştır.
(syf: 180)

10
ben bir şey aramamanın azabını çekiyorum. bu azaptan şikayet ediyorum.
fakat onu sevmiyor muyum?
(syf: 182)

11
ancak 'izm'siz düşünülebildiği gün insan zekasının hürriyetinden ve genişliğinden bahsedilebilir.
(syf: 205)

***
Peyami Safa / Bir Tereddütün Romanı
Ötüken, 15. basım
***

Hiç yorum yok: